Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform...  
Geri git   Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform... >
Haberler
> Bilim ve Teknoloji

Bilim ve Teknoloji Bilim ve Teknoloji Dünyasındaki Son Gelişmeler...



3 Boyutlu Görmenin Önemi .! Konusunu Okumaktasınız...

Bilim ve Teknoloji Kategorisi


Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 24-05-2012   #1
  • Offline
  • Forumdan Uzaklaştırıldı
  • Genel Bilgiler
Üyelik tarihi
Oct 2011
Nerden
İstanbul
Mesajlar
Konular
Ettiği Teşekkür
458
19 Mesajına
22Teşekkür Aldı
  
Arrow 3 Boyutlu Görmenin Önemi .!






Gözümüzün 2 boyutlu olarak gördüğü nesneleri beynimiz nasıl üç boyutlu olarak algılamatadır?

3 boyutlu algının nasıl oluştuğunu araştırmak için yapılan bilimsel çalışmalar, beynin hangi mucize özelliklerini ortaya çıkarmıştır?

İki gözümüzün olması, gördüğümüz bir objeyi 2 farklı açıdan algılamamızı sağlar. Gözler arasındaki aralık 5 santimetreden biraz daha fazla olduğu için iki retinada oluşan görüntüler birbirlerinden farklıdır. Bir objenin, iki farklı açıdan elde edilen görüntüleri beynin görme merkezinde birleştirilir. Üçüncü boyut algısı da beyinde devreye girer ve böylece insan bir objenin görüntüsünü üç boyutlu görür. Üçüncü boyutu, bilinenin aksine, doğrudan gözler sağlamaz, beyin sağlar. Üçüncü boyut bir algıdır ve bütün algılama işlemleri beyin düzeyinde gerçekleşir. Bu sayede derinlik ve cisimler arasındaki mesafe algılanır. Dış Dünya 3 Boyutlu Değildir

Eğer iki gözde, ayrı ayrı oluşan görüntüler, beyinde tam olarak birleştirilmeseydi dünyayı çift ve iki boyutlu görecektik. Bu da şu gerçeği ortaya çıkarmaktadır; dış dünya üç boyutlu değildir. Herşey aynen bir sinema perdesinde olduğu gibi, iki boyutludur. Bu iki boyutlu görüntüden, her bir gözümüz için birer adet mevcuttur. Gözlerimizden bir tanesi aynı nesneyi belli bir açıdan iki boyutlu olarak görürken diğer gözümüz aynı nesneyi farklı bir açıdan iki boyutlu olarak görür. Bu olağanüstü bir durumdur, çünkü; bugüne kadar gördüğümüz herşey yani vücudumuz, evimiz, arabamız, arkadaşlarımız kısaca herşey birbirinin aynısı olan iki boyutlu, iki görüntüden oluşmaktadır.

Bu bilimsel gerçek 1848 yılında İngiliz fizikçi Charles Wheatstone tarafından ortaya çıkarılmıştır. Derinliği algılamanın mantığı üzerine araştırma başlatan Wheatstone, stereoskopik görmenin temel ilkelerini ortaya atmıştır. Stereoskopik görüntü oluşturma, düz bir yüzeyde üst üste (biraz farklı açılardan) çizilmiş iki resmi her iki göz için farklı filtre edip, her göze kendi açısından çekilmiş görüntüyü sunmak ve derinlik algısı oluşturmaktır.

Görüntüler arasındaki fark çok basit bir deneyle ispatlanabilir. Bir ağacın dallarına önce iki gözünüzle sonra tek gözünüzle bir süre bakın. Daha sonra iki gözünüzü tekrar açın, dallar daha derin gözükecektir.

Bir başka deney daha yapabiliriz. Tek gözünüzü kapadıktan sonra bir dikiş iğnesine iplik geçirmeye çalışın. Büyük olasılıkla bunu yapmakta zorlanacaksınız. Çünkü tek gözle derinlik algısı olmayacağından, iğne ile iplik arasındaki küçük mesafe farkını algılayamayacak ve ipliği deliğe geçiremeyeceksiniz. Birbirlerinden bağımsız olarak gören gözlerin görüntülerinin tek bir görüntü haline getirilmesi, bunu yaparken iki boyutlu görüntülere üçüncü bir boyut eklenmesi olağanüstü bir durumdur.

Retinada İkiye Ayrılan Görüntü, Beyinde Kusursuz Bir Şekilde Birleştirilir

Her gözün gördüğü görüntü retinada ortadan ikiye ayrılır. Bu bölümlerden gelen sinyaller ayrı ayrı yollardan beyne ulaşır ve burada tekrar birleştirilir. Bu görüntülerin parçalanması ve tekrar birleştirilmesi için mükemmel bir geometrik uyumun yanı sıra birbirini izleyen kompleks işlemler gerekmektedir. Bu noktada daha ilginç olan bir olay ise beynin parçalanan görüntüyü orjinaline uygun olarak tekrar birleştirmesi ve bu görüntüde hiçbir kayma, karmaşa, kopukluk bulunmamasıdır. Bütün bu mucizevi olaylar insanın iradesi dışında gerçekleşmektedir:

Görme olayı biraz daha detaylı incelendiğinde, göz ile beynin büyük bir uyum içinde hareket ettiği daha iyi anlaşılacaktır. Bu işlemlerden birkaçı şu şekildedir:

İki ayrı gözün retinasından gelen sinyallerin üst üste çakıştırılması.

Bu görüntülerin karşılaştırılarak derinliğin algılanması.

Çizgi ve sınırların fark edilmesi.

Görme merkezinde renk analizi.

Beyinde parlaklığın algılanması.

Retinadan gelen görüntünün parçalanıp tekrar birleştirilmesi ve görsel hafızayla tamamlanması.

Görüntünün ters çevrilmesi.

Kör noktaya düşen görüntünün, boşluk olarak kalmaması için doldurulması.

Mekan ve Derinlik Hissini Yaratan Allah’tır

Beynimiz, iki boyutlu görüntüleri üç boyutlu hale çevirmekte, derinliği, gölgeleri, renkleri kendi başına ayırt edebilmektedir, bütün bunları küçük bir et parçasının gerçekleştirmesi imkansızdır. Bu muhteşem sistemi yoktan var eden, yaratan ve yapacaklarını ona ilham eden yerlerin ve göğün yegane hakimi olan Allah'tır. Dış dünya hakkındaki bilgilerimiz hem beş duyu ile sınırlıdır, hem de bu duyuların bize algılattığı dünyanın "asıl dünya" ile birebir uyumlu olduğunu gösterecek hiç bir kanıt yoktur. Gördüğümüz dünya zihnimizdedir ve bunun dış dünyada var olan karşılığına ulaşmamız kesinlikle imkansızdır.

Maddeyi iki boyutlu olarak yaratıp, iki farklı açıdan görmemizi sağlayan da, bunları birleştirerek üç boyutlu bir şekilde algılattırarak bize mekan ve derinlik hissini yaşatan da O’dur. Bir ayette şöyle buyrulur:

“O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz.” (Mü'minun Suresi, 78)

Kör Nokta ve Beynin Tamamlayıcı İşlevi

Bu yazıya bakıyor ve sayfayı tam olarak gördüğünüzü sanıyorsunuz. Ama durum öyle değildir. Sayfanın küçük bir noktası var ki o noktayı göremiyorsunuz. Bu, deneylerle ispatlanmış bir gerçektir. Bugüne kadar gördüğünüz görüntülerin her bir karesinde aslında küçük bir noktayı görememiştiniz, çünkü gözünüz bir nokta için hep kördü.

Bu körlüğün sebebi, gözü beyne bağlayan sinirlerin gözün bir noktasında bulunmamasıdır. Retinanın bu küçük bölümünde koni ve çubuk hücreleri yoktur. Bu yüzden burası ışığa duyarlı değildir ve retinanın bu bölgesinde görüntü okunmaz.

Peki göz içinde böyle kör bir nokta bulunduğu halde nasıl olur da etrafımızdaki herşeyi eksiksiz görürüz. Bunun sebebi beynin tamamlayıcı özelliğidir. Kör nokta yüzünden eksik kalan nokta, çevresindeki fona uygun olarak tamamlanır. Yani beyin, bu noktayı olabilecek en uygun renge boyayarak kamufle eder. (Meliha Terzioğlu, Fizyoloji Ders Kitabı, Cilt 1, İstanbul: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, s. 437; Jillyn Smith, Sense and Sensebilities, Wiley Science Edition, s. 57)



Facebook sayfamızı beğenin.
    
Offline  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bilgilendirme Turkhackteam.net/org
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından açılmaktadır.
Bu konular yönetimimiz tarafından takip edilsede gözden kaçabilen telif hakkı olan veya mahkeme kararı çıkmış konular sitemizde bulunabilir. Bu tür konuları bize turkhackteamiletisim[at]gmail.com adresine mail atarak bildirdiğiniz takdirde en kısa sürede konular hakkında gerekli işlemler yapılacaktır.
Please Report Abuse, Harassment, Scamming, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to turkhackteamiletisim[at]gmail.com


Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır. (M.KEMAL ATATÜRK)

Sitemize reklam vermek için turkhackteamiletisim[at]gmail.com adresine mail gönderebilirsiniz.



Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2013
Tema Desteği: www.tr-vBulletin.com
Altyapı Sponsoru: Uzman Çözümler İnt. Hiz. Sistem Yönetimi: Sunucuoptimizasyon.com
İletişim - Güvenlik & Hack & Bilgisayar Platformu - (2001-2013) - Arşiv - Yukarı git

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.