Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform...  
Geri git   Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform... >
Kültür ve Sanat Dünyası
> Tiyatro ve Edebiyat

Tiyatro ve Edebiyat Oyunlar, Etkinlikler, Kitaplar, Roman ve Hikaye, Diğer sahne sanatları


15. Yüzyıl Türk Edebiyatı Genel Özellikleri ve Sanatçıları

Tiyatro ve Edebiyat

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 22-10-2011   #1
  • Offline
  • Tuğgeneral
  • Genel Bilgiler
Üyelik tarihi
Mar 2007
Nerden
Öyle Güzel B'Yerden :)
Mesajlar
Konular
Ettiği Teşekkür
61
123 Mesajına
191Teşekkür Aldı
  
15. Yüzyıl Türk Edebiyatı Genel Özellikleri ve Sanatçıları



15. yüzyıl, Tük edebiyatının çeşitli alanlarda çok önemli gelişmeler gösterdiği bir dönemdir. Divan edebiyatı, bu dönemde Şeyhi, Ahmet Paşa, Necati gibi büyük şairlerle Anadolu'da kuruluşu-nu tamamlamıştır. Orta Asya'da gelişen Klâsik Çağatay edebiyatı ise eşsiz şair Ali Şir Nevâî ile en yüksek aşamasına varmıştır. Bir başka gelişme ise, bu yüzyılın ortalarında "Dede Korkut Hikâyeleri"nin yazıya geçirilmesidir. 13. ve 14. yüzyıllarda başlayan İran edebi-yatının ünlü şairlerinin ( Nizâmi, Selman, Sadi, Hafız, F. Attar, Senâi. ) Türk şairleri üzerindeki etkisi bu yüzyılda da devam etmiştir.
ŞEYHİ (1375-1431):

15.yılın ünlü şairlerindendir. Kütahya'da yetiş-miştir. İran'da tahsil gördüğü bilinir. İran şiirin-den pek fazla etkilenmiştir. Bir divanı vardır.

"Harname" adlı 126 beyitlik satirik-mizahi mesnevisi meşhurdur. Büyükçe bir fabldır. Şair, bir taraftan bütün yaratılmışlar özellikle insanlar arsındaki eşitsizlikleri ve haksızlık gibi görünen sosyal farklılıkları tenkit eder. Öbür taraftan da yeteneğinin sınırlarını unutarak aşırı isteklerle ortaya atılıp nizamı bozan, haklı isteklerini başkalarına haksızlık haline getiren tiplerin durumunu hicveder.

Hüsrev ü Şîrin : İran şairi Nizami'nin Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisini Türkçeye çevirmiştir. Bu çeviri Türkçedeki en iyi Hüsrev ü Şirin hikayesi olarak bilinir.
AHMET PAŞA (15. yüzyıl):

Divan şiirinin kuruluş döneminin en büyük şairi sayılır. 16. yüzyıl şairlerini etkilemiştir. Ünü İran'a, Türkistan'a kadar yayılmıştır. Önemli eseri "Divan"ıdır.
NECATİ BEY (15. yüzyıl):

Kuruluş döneminin Ahmet Paşa kadar ünlü şairidir. Divan şiirine milli zevkleri ve yerli söyleyişleri katmıştır. Önemli eseri "Divan"ıdır.
ALİ ŞİR NEVÂÎ (15. yüzyıl):

Anadolu dışında, Çağatay sahasında eser vermiş din dışı Divan şairidir. Platonik ve romantik bir aşk anlayışı vardır. Lirik ve canlı bir anlatıma sahiptir. Şiirlerinde dini-tasavvufi temaları da olgun bir samimiyetle kullanır.

Muhakemetü'l-Lügateyn'in yazarı Ali Şir Nevai, aynı zamanda Türkçenin en büyük şairlerinden kabul edilir. Orta Asya'da (Herat'ta) yetişmiş olmasına rağmen Osmanlı topraklarında ve bütün Türk yurtlarında da tanınmış ve sevilmiştir. Çağatay Türkçesiyle yazdığı şiirlerini dört divanda toplamıştır.

Hamse (beş mesnevi) :Hayretü'l- Ebrâr, Leylâ vü Mecnûn, Sedd-i İskenderî, Ferhad ü Şîrin, Seb'â-yı Seyyâre.

Mecalisü'n-Nefais Türk Edebiyatı'nda ilk şuara tezkiresi olarak önemlidir.

Mizanü'l-Evzan :Aruz ölçüsü ile ilgili inceleme eseri olan bu eser, yüzyıllarca medreselerde okunmuştur.

Muhakemetü'l-Lügateyn:Türkçenin Farsçadan üstün bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmış bir eserdir
SÜLEYMAN ÇELEBİ (?-1422)

Aslında bir din adamıdır. 1409'da Bursa'da yazdığı Vesiletü'n-Necat adlı mesnevisi ile tanınmıştır.

Vesiletü'n-Necat : Halk arasında "Mevlid" olarak tanınan bu eser, Hz. Muhammed'in hayatını destanımsı biçimde anlatarak Hz. Muhammed'in diğer peygamberlerden üstün olduğunu kanıtlamak amacıyla yazılmıştır. Süleyman Çelebi'nin bilinen başka eseri yoktur.
HACI BAYRAM VELİ (1352-1430)

Ankara'da tarikat kurmuş bir bilgin ve şairdir. İlahi ve şathiye tarzı birkaç şiiri günümüze kadar ulaşmıştır. Sade ve coşkun bir dili vardır. Hece ölçüsü yanında aruzu da kullanmıştır.
EŞREFOĞLU (1353-1469)

Bursa, Ankara, Suriye gibi yerleri dolaştıktan sonra İznik'te bir tekke ve tarikat kurmuş, Hacı Bayram Veli'nin etkisinde bir tasavvufçudur. Bir divan oluşturan şiirlerinden bir bölümü aruzla bir bölümü ise sade halk diliyle ve dörtlükler halin-de yazılmıştır. Müzekki'n-Nüfus adlı düzyazılı, tasavvufla ilgili bir eseri vardır.
KAYGUSUZ ABDAL (15. Yüzyıl )

Asıl adı Alaaddin Gaybi'dir. " Sarayi" adını da kullanmıştır. Efsaneye göre Alanya Beyi'nin oğlu iken tasavvufu tercih etmiştir. Şiirlerinde Yunus Emre etkisi sezilir. Hece ölçüsüyle ve sade bir dille ilahiler, nefesler ve şathiyeler ilginçtir. Aruzla da yazdığı şiirleri vardır. Manzum ve mensur eserleri vardır.

Manzum olanlar: Gülistan, Minbernâme, Gevhernâme

Mensur Olanlar: Budalanâme, Kitâb-ı Miglate, Vücûdnâme
PADİŞAH ŞAİRLER :

FATİH SULTAN MEHMED ( AVNÎ )
II. BAYEZID ( ADLÎ )
II.MURAD ( MURADÎ )
CEM SULTAN ( KENDİ ADIYLA )
SİNAN PAŞA ( 15. Yüzyıl )

Edebiyatımızda süslü nesrin ilk temsilcisidir. Dini, ahlaki ve felsefi konuları ele almıştır. Tazarrunâme : Süslü nesrin ilk örneği olarak bilinir. Ayrıca Maarifnâme ve Tezkiretü'l-Evliya adlı eserleri de vardır.
ÂŞIKPAŞAZADE ( 15. Yüzyıl )

Şair Ahmed Paşa'nın torunudur. Tarih türünde eser vermiştir. Sade bir dili vardır.Tevârih-i Âl-i Osmânî ( Osmanlı Tarihi ): Sade nesrin bir örneğidir. Âşıkpaşazade Tarihi adıyla da bilinir.
MERCİMEK AHMED ( 15. Yüzyıl )

Kâbusnâme Tercümesi : Sade nesrin bir örneğidir. Farsçadan çevrilmiştir.
DEDE KORKUT HİKÂYELERİ

Destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçiş eseri olan Dede Korkut Hikâyeleri, bir önsöz ve on iki hikâyeden meydana gelir. On iki hikâyelik tam nüsha Dresten Kütüphanesi'nde, altı hikâyelik eksik bir nüsha ise Vatikan Kütüphanesi'nde ulunmaktadır. Eserler üzerinde ilk defa ayrıntılı olarak Kilisli Muallim Rıfat, sonra da Orhan Şaik Gökyay ve Muharrem Ergin çalışmıştır. Hikâyelerde Oğuzların komşularıyla ilişkileri, aile ve toplum yapısı ve iç çekişmeler işlenmiştir. Bazı kahramanları olağanüstü özelliklere sahiptir. Bu yönüyle destanlara benzer. Hikâyeler nazım ve nesir karışımı yazılmıştır. Hikâyelerin dili sade ve akıcıdır. 15. yy Türkçesinin bütün özelliklerini yansıtmaktadır. Karşılıklı konuşmalar nazımla, betimleme ve öyküleme nesirle verilmektedir. Nesir kısmında seci, nazımda ise aliterasyonlar çokça yer alır. Bazı kelimelerin söyleyişleri bugüne göre farklılık göstermektedir. Hikâyeler, Türk'ün öz benliğini yansıtmaktadır. İdealizm vardır. Bu idealler ferdi değil, millidir. Hikayelerdeki en önemli özelliklerden biri kahramanlıktır. İslâmiyet'in etkisi vardır; ancak bağnaz bir inanış yoktur. Hikayelerde toplumda kadının önemli bir yerinin olduğunu görüyoruz. On iki hikâyede üslup ve yapılan benzetmelerin aynı olması bize bu hikâyelerin aynı ağızdan çıktığını göstermektedir. Eserde geçen ''Dede Korkut' meçhul bir halk ozanıdır.



Facebook sayfamızı beğenin.
    
Offline  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bilgilendirme Turkhackteam.net/org
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından açılmaktadır.
Bu konular yönetimimiz tarafından takip edilsede gözden kaçabilen telif hakkı olan veya mahkeme kararı çıkmış konular sitemizde bulunabilir. Bu tür konuları bize turkhackteamiletisim[at]gmail.com adresine mail atarak bildirdiğiniz takdirde en kısa sürede konular hakkında gerekli işlemler yapılacaktır.
Please Report Abuse, Harassment, Scamming, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to turkhackteamiletisim[at]gmail.com


Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır. (M.KEMAL ATATÜRK)




Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2013
Tema Desteği: www.tr-vBulletin.com



Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.